‘Kırkbir sene sonra memlekete döndüm. Kırkbir kere Maşallah bana!’

Arkadaşım Sunay  41 sene süren Almanya sürecinden sonra Türkiye’ye döndüğünde şenlik vardı. Dünyaları kucaklayabilirdi sevincinden. Şu sıralarda da gene mutlu doğru kararı verdiğine ama… Evet, aması var işte. Türkiye Türkleri Almanya’dan Türk asıllıları kabullenmek istemezler aslında. Türkiye insanlarının onlara farklı bir gözle baktığını hepimiz biliriz Almanya da. Türkiye’de yaşamaya başlarsan ve de çalışıyorsan, kayaya çarpmış gibi olursun.

Arkadaşım Sunay Almanya da yeterince çalışmış ve Türkiye’nin tadını çıkarmaya baş adaylardan biri. Ben hep derim ‘Türkiye yabancıların ve çalışması gerekmeyen Türklerin cennetidir’. İşte kendisi de o gruba dahil. Bugün bir paylaşım yapmış. Kendisinden izin alarak paylaşıyorum.

Sunay: Sıkıldım bu kasıntı insanlardan, insanlara tepeden bakmalarından. Yok efendim neymiş Galatasaray Lisesi, falan filan Koleji mezunuymuş, yurt dışında okumuşmuş, mastırını orada burada yapmışmış. Hadi bunlara katlanıyorumda, ama başladılarmı biz Almancılara bok atmaya, tepem fena atıyor. Tamam sizler zengin ailenin ortasına doğmuş ve hayata 1:0 önde başlamış entel dantel, caz ve tangolu büyümüş olabilirsiniz ama bunları yaşarken insan olmayı unutumuşsunuz.

Ben bir gurbetçi kızı olarak dokuz yaşında götürüldüm Almanya ya ve orada da adaletsizlikler yaşadığım halde kendimi geliştirdim. Sanmayın ki Almanya da herşey dört dörtlük. Tamam iki kültür arasında bazen hırpalandım ve ezildim durdum ve hatta kendi özgürlüğümden feragat ta ettim ama dik durdum, kendimi sürekli geliştirdim. Boşanmış ve çocuklu kadın olarak Frankfurt Üniversitesinde okudum ve kariyer yaptım. Almanya da CEO’lar ve siyasetçiler ile aynı göz hisasında aynı ortamları paylaştım. Aslında içine doğduğum aileme göre sınıf atladım. Üç senedir Türkiye’de yaşıyorum. MUTLUYUM ve asla pişman değilim 41 sene sonra memleketime döndüğüme. Ne var ki Re-Entegrasyon süreci yaşadığım Türkiye’de antipatik ve kötü tecrübeler ediniyorum. Şükür ki özgür ruhlu bir kadınım. Kendimi ezdirmem. Nasıl 90’lı yıllarda Frankfurt Üniversitesinde burnu havada yurt dışından gelen talebelere karşı mücadele verdiysem aynısını şimdi Türkiye’de veriyorum.

İstanbul da Büyük Kulübe iki sene önce üye olayım dedim yeni bir network oluşturmak için, ama sonunda vazgeçtim ‘yok ya, ben buraya ait değilim’ dedim.

Bodrum’a da kök saldım. Burada da enteresan adamlar var. Tekneli, mekneli ama ne kadar elit olduklarını sergilemeye başladıklarında herşeyi atıp kaçasım geliyor. Kimse beni sevmek zorunda değil ama saygıyı ve insan gibi davranılmayı hak ediyorum kanısındayım. Burada öğrendiğim bir tabirle ‘Daşşaklı bir hatunum’ ve 100 erkeğe bedelim. Bodrum’da güzel bir haftaya uyandığımı hissediyorum. Hedefim bu içimdeki çılgın kadını mutlu etmek olsun. Evet budur benim hayata bakış açım. Onlar Tango Mango devam etsinler ben Türkü ve Elektro-Pop tan alayım.

Vodafone Türkei Flat
Kaltstart X - Das Buch von Ahmet Refii Dener

Das könnte dich auch interessieren …